ACI REÇETE ÜKEMİZİN BÜTÜNLÜĞÜ İÇİN İYİ GELECEK
PKK'lı teröristlerin dağdan inme sürecinde DTP'lilerin taşkınlıkları vatanperver insanımızı tedirgin etti. İster istemez yüreğimizdeki yara kanadı. İçimiz burkuldu.
Bu insanlar ülkesine, askerine başkaldırmışlardı. Üzerlerindeki elbiseleri bile üniforma niteliğinde idi. Normal kıyafet giymemişlerdi.
Türk Halkı'nın böyle bir süreci içine sindirmesi zor olacak.
Şehit yakınları bu görüntülerle daha fazla kahroldu. http://www.sehitlerolmez.com sitesine yorum ve tepkilerini yazan insanlar bizi, bu süreç hakkında görüş bildirmemekle suçluyorlar.
Haklılarda.
Türk Halkı, PKK Terör Örgütü'nün maşa olarak kullanılmasından çok zarar gördü. Binlerce yiğit şehit oldu, binlerce çocuk babasız, anasız kaldı. Bir tek evladını şehit veren anne ve babalar şehitlikleri ikinci evi yaptı.
Bunlar unutulamaz. Bu yara kolay kapanmaz.
Ancak Türkiye bu acı reçeteyi uygulamak zorunda. Dış güçlerin ve içerde maşa iç güçlerin elinden bu oyuncağı almak zorundayız.Almak içinde, zorla dağa çıkarılan ve dağda gerçekleri gören insanları da düşünerek fırsat vermek durumundayız.
Hissiyatlarımız bu toleransa isyan ediyor. Vatanperver insanlar canları evlatlarını, babalarını ve oğullarını bu vatan için feda etmişlerse, acılarını ve intikam duygularını da feda edebilirler.
Bu kavga bitmek zorunda. Bu kavganın bitmesi için fedakarlık yapmak kolay değil. Adalete olan güvenimizin sarsıldığını ve olağanüstü toleransı hazmedemediğimizi biliyoruz.
Hepimiz aynı duyguları paylaşıyoruz.
Hiç bir vatanperver oh be teröristleri affediyoruz demez.
Biz yıllardır kan davalarının uzun yıllar devam etmesini kınıyoruz. Özellikle Güneydoğu bölgesinde yaygın olan bu gelenek, filmlere konu oldu. Kardeş kardeşi vurdu. Bu insanların yaşadıkları trajediyi
endişe ve üzüntü içinde izledik. Kan davasındaki tarafları cahillikle suçladık.
Şu an yaşadığımız süreçte de, aynı gözlemleri, aynı pencereyi kullanabiliriz.
Türkiye bu sorunu çözmek için kan davasını bitirme metodunu mutlaka denemelidir. Bir baba yaramazlık, haylazlık yapan evladını affetme, onu kazanma yolunu nasıl deniyorsa, devlet baba da bu yüzünü gösteriyor.
Bu süreci hissiyatlarımızın esiri olarak değerlendirirsek, gelecek nesillere kan davasını miras bırakırız.
Sayın Bahçeli ve Baykal'ın bu süreç hakkındaki söylemlerinin yanında durmak mümkün değil.
Onlar da babanın haylaz evladını affetmesine karşı çıkan diğer kardeşler gibi sürece karşı çıkıyor.
Aile içindeki bu tür fikir ayrılığını da, normal karşılamak gerekiyor.
Hepimizin, tüm ülkenin sağ duyuya ihtiyacı var. Göreceksiniz acı reçete ülkemizin bütünlüğü için iyi gelecek.
Doktorun teşhisi yerinde,ilaçlar en etkili ilaçlar.
Bu ilaçlardan daha etkilisi henüz yok.
01 / 11 / 2009
Bu haber 5453 defa okunmuştur
|